CHP İstanbul   Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Başbakan Binali Yıldırım’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına sunduğu soru önergesiyle, Ankara Valiliği’nin LGBTİ+  dernekleri tarafından kentte düzenlenmesi planlanan etkinlikleri süresiz olarak yasaklama kararını meclis gündemine taşıdı.     
        Tanrıkulu,  şu soruları yöneltti:


  • Ankara Valiliği’nin yasaklama kararı LGBTİ bireylere yani toplumun bir kesimine karşı açıkça bir ayrımcılık değil midir? Yasaklama kararına ilişkin açıklamanın dışında Ankara Valiliği’nin elinde herhangi bir somut bulgu, bilgi ve belge var mıdır?
  • Son bir yıl içinde Türkiye’de illere göre farklı cinsel yönelimi olan bireylere yönelik toplam kaç saldırı gerçekleşmiştir? Bu olaylarda ölen ve yaralananların adları, olay yerleri ve tarihleri nedir?Bu tür saldırılar sonucunda açılan soruşturma ve davaların halihazırdaki durumu nedir?
  • Gerek Ankara Valiliği gerek İçişleri Bakanlığı ve devletin diğer kurumları insanların ayrımcılığa maruz kalmaması, cinsel yönelimleri, görünüşleri, inançları, etnik kökenleri, dinsel tercihleri gibi gerekçelerle saldırıya uğramaması ve saldırılardan korunması için ne gibi önlemler almaktadır?
  • 2002-2017 yılları arasında yıllar bazında 20 Kasım tarihi itibariyle Türkiye genelinde illere göre toplam kaç LGBTİ birey yaşanan saldırı ve şiddet olayları akabinde yaşamını yitirmiştir?


Ankara Valiliği’nin şehirdeki LGBTİ etkinliklerini süresiz olarak yasaklamasının ardından Ankara’daki LGBTİ dernekleri Pembe Hayat ve Kaos GL ortak açıklama yayınladı.



Ankara Valiliği’nin “18 Kasım 2017 tarihinden itibaren süresiz olarak LGBTT_LGBTİ vb. örgütler tarafından ilimizin muhtelif yerlerinde birtakım toplumsal hassasiyet ve duyarlılıkları içeren sinema, sinevizyon, tiyatro, panel, söyleşi, sergi vb. etkinlikleri” yasakladığını valiliğin internet sitesinden öğrendik.
Valiliğin bu hukuka aykırı, ayrımcı ve keyfî yasak kararının yasal takibini yapacağız. Böylesi toptan ve hakkın özüne dokunan yasaklama kararının hiçbir meşru ve yasal gerekçesi olamaz.
Torba bir yasak ile kapsamı son derece geniş, LGBTİ varoluşunun kendisini kriminalize eden, geniş yorumlamaya ve hak ihlallerine açık, muğlak bir durumla karşı karşıyayız. LGBTİ sivil toplum örgütleri eşit yurttaşlık için ayrımcılığa ve nefrete karşı senelerdir mücadele eden saygın kuruluşlardır. Bu kuruluşların faaliyet alanlarını daraltmanın dahi ötesine geçen, çalışamaz hale getiren yasaklar demokratik bir toplumda asla ve asla kabul edilemez.
Ankara Valiliği’nin bu torba yasağa gerekçe gösterdiği “genel sağlık ve ahlakın korunması”, “toplumsal hassasiyet ve duyarlılıklar”, “kamu güvenliği” ve “başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması” ifadeleri apaçık ayrımcılıktır. Bu karar ile LGBTİ’lere yönelik hak ihlalleri ve ayrımcılık meşrulaştırılmaktadır.
Bu karar ve bu karara gerekçe gösterilen hukuka aykırı ve muğlak kavramlar ile çok temel bir hak olan ifade ve örgütlenme özgürlüğü ve diğer temel hak ve özgürlüklerimiz ihlal edilmektedir. Bu karar ile temel hakların özüne ayrımcı saikle müdahale edilmiştir.
Ankara Valiliği’nin yasak kararı Anayasa’mızın eşitliği düzenleyen 10. maddesine yine düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetini düzenleyen 26. maddesine; Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırıdır.
Bu açıklama ile aynı zamanda yerel mülki idare; kamu güvenliğini sağlama görevini icra etmek yerine kamunun önemli bir parçası olan LGBTİ’ler ve sivil toplum kuruluşlarını hedef haline getirerek kamu güvenliğini de tehlikeye atmaktadır.
Bu kararın en kısa sürede yeniden düşünülmesini ve geri alınmasını bekliyoruz. Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine dayalı ayrımcılık ve nefretin bu kadar yoğun olduğu ülkemizde ulusal ve yerel idarelere düşen bu ayrımcılık ve nefrete karşı mücadele etmektir.

Pembe Hayat ve Kaos GL



Ankara Valiliği'nin, Alman LGBT Film Günleri' yasağından sonra (toptan) bir yasak daha getirdi.  Yapılan açıklamaya göre 18.11.2017 tarihinden itibaren LGBTİ+ örgütleri tarafından yapılacak olan etkinlikleri süresiz olarak yasakladı. Yasağın temel dayanağı ise 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu ile OHAL'in 11/f maddesi.



"Yasaklama Kararına İlişkin Basın Duyurusu
Çeşitli sosyal medya ve birtakım yazılı ve görsel medya organlarından LGBTT (Lezbiyen, gay, biseksüel, transseksüel veya travesti) ile LGBTİ (Lezbiyen, gay, biseksüel, transgender, intersex) adıyla çeşitli sivil toplum örgütleri tarafından, ilimizin muhtelif yerlerinde birtakım toplumsal hassasiyet ve duyarlılıkları içeren sinema, sinevizyon, tiyatro, panel, söyleşi, sergi vb. etkinliklerin gerçekleştirileceği şeklinde bilgiler elde edilmiştir.

Söz konusu paylaşımlarla halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik edeceği, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın tehlikenin ortaya çıkabileceği; ayrıca kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunmasını tehlikeye düşürebileceği göz önünde bulundurulduğunda yapılmak istenen organizasyona katılacak olan grup ve şahıslara yönelik olarak; birtakım toplumsal duyarlılıklar nedeniyle de bazı kesimler tarafından tepki gösterilebileceği ve provokasyonlara neden olabileceği değerlendirilmektedir.

Bu nedenlerle 18 Kasım 2017 tarihinden itibaren süresiz olarak LGBTT_LGBTİ vb. örgütler tarafından ilimizin muhtelif yerlerinde birtakım toplumsal hassasiyet ve duyarlılıkları içeren sinema, sinevizyon, tiyatro, panel, söyleşi, sergi vb. etkinlikler,  5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 11/C Maddesine göre ilimiz sınırları içerisinde huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa müteallik emniyetin, kamu esenliğinin sağlanması amacıyla gerekli tedbirlerin alınması kapsamında, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 17. Maddesine ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu’nun 11/f maddesi hükümleri doğrultusunda Valiliğimizce yasaklanmıştır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Semih Şen

- İndependent -

Twitter/wesleygoodman
Ohio'nun Cumhuriyetçi meclis üyesi Wes Goodman,  Twitter'da kendini.'Hristiyan. Amerikalı. Muhafazakar. Cumhuriyetçi. Beth'in kocası.' olarak tanımlıyor, web sitesinde ise 'Sağlıklı, canlı, gelişen, değer odaklı aileler Ohio'nun gurur verici tarihinin kaynağı ve Ohio'nun gelecekteki gücünün anahtarıdır' yazıyordu.

Geçen sene Ohio'nun kuzey bölgesine seçilmeden önce ise muhafazakar ve LGBT karşıtı ABD vekili Jim Jordan'ın yardımcılığını yapıyordu, fakat kendi ofisinde bir erkekle ilişkiye girerken yakalandı.

Olayın duyulmasının ardından  yaptığı açıklamada tüm iddiaları kabul ederek 'Hayatımın bir sonraki bölümüne geçerken kendim, ailem ve arkadaşlarım için samimi bir şekilde mahremiyet talep ediyorum.'dedi.Yaşanılan olayın ardından istifa eden sağcı vekil,  kürtaj karşıtı miting düzenleyen bir kuruluşun yöneci asistanı olan bir kadınla evli.


 independent

Referandumda "Evet" oyları yüzde 61.6 "Hayır" oyları ise yüzde 38.4'te kalmıştı.



LBGTİ aktivisti James Brechney ve partneri Stuart Henshall iki buçuk yıldır birlikte olan bir çift. Kameraların önünde 'Stuart, seni tüm kalbimle seviyorum ve sana kameraların önünde bir şey söylemek istiyorum' diyen Brechney diz çöktü ve partneri Henshall'a evlenme teklifi etti. Çift öpüştükten sonra ise Henshall 'Aman tanrım televizyondayız çok utanıyorum'teyzecim merhabaaa? dedi.






[youtube src="KIAZl0RL_zQ"/]  Kaynak
Blogger tarafından desteklenmektedir.